Tags

,

TEDxReset’in ‘Ya Yanılıyorsak?’ başlıklı konferansının sürprizlerinden, ‘Dr. Quantum’ olarak bilinen Dr. Fred Alan Wolf’la bilim-felsefe ilişkisinden rüyalar âlemi ve telepatiye uzanan konuları konuştuk

Evren sadece mekanik olamaz
Dr. Wolf, TEDxReset 2011-İstanbul un açılış konuşmasını yaptı.

Haber: DERYA LAWRENCE / Arşivi

Kuantum fizik nedir? 
Geçmişte dünyayı Isaac Newton gibi düşünürlerin öncülük ettiği ‘geleneksel fizik’ çerçevesinde anlamaya çalışırdık. Bu tarz fizik kanunları, belli bir yörüngesi olan gezegenler veya hareket halindeki araçlar gibi büyük nesnelerin hareketlerini açıklayabiliyor. Fakat aynı mantığı atom boyutundaki veya atomdan ufak parçaların hareketlerini gözlemlemek için kullandığımız zaman geçerli olmadıklarını görüyoruz. Yani kuantum fizik, geleneksel fizik kanunlarının bazı koşullarda geçerli olmamalarından dolayı doğdu. Örneğin geleneksel fizik kanunları, ışığın dalgalar halinde yayıldığını teorize etti. Kuantum fizik ise ışığın dalgalardan ayrıca parçacıklar halinde, bir an bir yerde, başka bir an başka bir yerde belirecek şekilde hareket ettiğini keşfetti.

Çalışmalarınızdan geleneksel kanunların ‘deterministik’ çerçevesine karşılık, kuantum fiziğin devamsızlık prensibi üzerine kurulu olduğunu anlıyorum. 
Evet. Önceki örnekten devam edersek, ışınların rastgele bir şekilde farklı yerlerde parçacık halinde belirmelerini keşfetmemizin üzerine, belirli bir parçacığın ne zaman nerede belireceğini saptayamayacağımızı fark ettik. Dolayısıyla bağlayıcı (deterministik) prensiplerden vazgeçtik. Belli bir ışın parçasının tam olarak ne zaman nerede belireceğini bilmemiz imkansız, sadece ortalama kaç parçacığın nerelerde yoğun olarak belireceğini tahmin edebiliyoruz. Bu sebepten ötürü sadece olasılık hesabı yapabiliyoruz. Buna Heisenberg, ‘Belirsizlik Prensibi’ adını verdi.

Siz nasıl oldu da katı bir bilimsel metodolojiden uzaklaşarak araştırmalarınızı daha ruhani veya felsefi modellerle sentezlemeye karar verdiniz? 
Seneler boyu fizik üzerine çalıştıktan sonra elimizdeki hiçbir modelin, bazı elzem sorulara cevap veremediğini fark ettim. Doğanın ne şekilde işlediğini bilmemiz için kilit olan bu soruların bilimsel yöntemlerle cevaplanamaz olmaları, bizden daha güçlü bir kuvvetin var olma olasılığına ve başat bir ‘var olma sebebimiz’ olduğuna inanmama yol açtı. Evrenin sadece mekanik olamayacağına inanıyorum.

Bedensel dünyayla bilinç arasında bir ayrışma var mı? Bu iki kavramı bir ikilem olarak mı yoksa tek bir mevcudiyet olarak mı görüyorsunuz? 
Bilinç ve bedensel dünya , aynı sistemin parçaları. İkisinin arasındaki etkileşim olmadan cisimler var olamaz. Tüm cisimler, ‘Higgs parçacığı ve alanı’ ile etkileşimi sonucunda var olurlar. Yani evrene kütlesini veren Higgs parçacığıdır. CERN’de yapılan araştırmalar da zaten özellikle bu konu üzerine yoğunlaşıyor. Bedensel dünya, sadece ışıkla etkileşimi sayesinde varolabilir. Işıksa bilinç olmadan var olamadığı için, aynı denklemin olmazsa olmaz parçalarını teşkil ederler.

Neden rüya görüyoruz? 
Fareler üzerinde yapılan testler, uyanıkken kaydedilen beyin hareketlerinin, bire bir aynılarının rüya görürken yaşandığını gösteriyor. Bu da rüya görme halinin öğrenme, algılama ve hem etrafımızla hem de kendimizle ilgili bilgileri sindirme sürecinin kilit bir unsuru olduğuna işaret ediyor.

Rüya ve bilinç birbirine ne şekilde bağlı? 
Rüya görmek, bilincin bir uzantısı. Bazen rüyalar çok gerçekçi olabilir (lucid dreams). Bazen yüksek derecede stres altında olduğumuz zamanlarda, beynimiz bizi korumak için ilginç hareketlerde bulunabiliyor. Mesela ben şu anda seninle konuştuğumu biliyorum, çünkü etrafımda aykırı herhangi bir hareket yok. Fakat bir bomba patlayacak olsa ve kurtuluş şansım olmasa, beynim beni korumak için farklı bir ‘gerçekliğe’ gidebilir. Örneğin insanlar araba kazası veya kalp krizi geçirdikleri zaman cenneti gördüklerini veya hayatlarının film şeridi gibi gözlerinin önünden geçtiğini söylerler. Bunlar beynin defans mekanizmasından kaynaklanıyor.

‘The Dreaming Universe’ adlı kitabınızda bazı toplumlarda telepatik iletişimin varlığından ve kanıtından söz ediyorsunuz. Bunu biraz açıklayabilir misiniz? 
Telepatik iletişim diyebileceğimiz biçimde bir etkileşim gördüğünüz zaman, buna o lakabı vermeniz bile zor oluyor çünkü bizim kültürümüze çok uzak ve hiç inanılası bir kavram değil. Fakat başka kültürlerde, örneğin Avustralya’nın yerli şaman halkında bu var. Bize cep telefonu kullanmak ne kadar doğalsa onlar için de telepatik iletişim fikri o kadar doğal. Şamanlarla kaldığım dönemde birçok defa yanımda olan bir şamanın bir yakınının rahatsız olduğunu hissettiği için kasabaya döndüğünü gördüm. Sonrasında bunun doğru olduğunu da teyit ettim.

TED nedir?
TED geleceğimizi şekillendiren üç kapsamlı konu olan teknoloji, eğlence, tasarım (Technology, Entertainment, Design) üzerine kendilerini en fazla heyecanlandıran fikirleri paylaşmak üzere, dünyanın önde gelen düşünürlerinin katıldığı yıllık bir konferans. Etkinliklere CEO’lardan bilim insanlarına, yaratıcılardan hayırseverlere çeşitli katılımcılar ilgi gösteriyor. Bill Clinton, Bill Gates, Jane Goodall, Frank Gehry, Paul Simon, Sir Richard Branson, Philippe Starck ve Bono geçmiş katılımcılardan bazıları. Henüz ünlü olmayan sanatçı, bilimci ve düşünürleri bulup TED topluluğuyla tanıştırmak da konferansın genel felsefesinin bir parçası.
TEDxReset 2011- İstanbul ise TED’in ‘Paylaşmaya Değer Fikirler’ anlayışıyla, kişi ve organizasyonların kendi yerel etkinliklerini yapabilmeleri için yarattığı TEDx’in bir parçası. TEDx lisansı 25 senelik olmakla birlikte İstanbul’da ilki geçen yıl düzenlenmişti. Çok başarılı geçen etkinlik, dünya genelinde düzenlenen TEDx konferansları arasında ilk 10’a seçilmişti. Bu yıl 10 Şubat’ta yapılan ikinci konferans da yüksek itibarlı konuşmacıların katılımıyla bir önceki seneyi aratmadı.

Dr. Fred Alan Wolf kimdir?
İstanbul’da düzenlenen konferansta ilk konuşmayı yapan Dr. Fred Alan Wolf,
‘Dr. Quantum’ lakabıyla tanınıyor. Dünyaca ünlü bir fizikçi, yazar ve öğretim üyesi olan Dr. Wolf, kuantum fiziğiyle bilinç arasındaki ilişki üzerine araştırmalar yapıyor.
12 kitabın yanı sıra pek çok bilimsel ve popüler makale yazmış olan ‘Dr. Quantum’, ‘Taking the Quantum Leap: The New Physics for Nonscientists’ ile Amerikan Ulusal Kitap Ödülü’ne layık görülmüştü.

Advertisements